Keşkek

Karadeniz de düğün yemeği olarak yapılan keşkeğe, tarifin orjinalinde tavuk yerine et konuluyormuş fakat bence arzuya göre; tavuk, et, hatta vejeteryanlar için mantar bile konulabilir. Eski usül tahta kaşık ile ezilen keşkek yapımına yeni teknolojide elektrikli el mikserleri hanımların imdadına yerleşiyor.

Yapımında ve tarifte büyük emeği olan Zeynep Abla’ya bir kere daha teşekkür ediyorum bu zor yemeğin yapımında bana yardımcı olduğu için 🙂

Malzemeler:

1 kg. buğday

1 kg. tavuk (haşlanmış)

1.5 lt tavuk suyu

Hazırlanışı:

Tavukları haşlayıp sularını ayırıyoruz. Bir gece önceden ıslattığımız buğdayı ve tavuğu derin bir tencereye alıp haşlanmaya bırakıyoruz. İyice kaynadığından emin olduktan sonra (4-4.5 saati bulabilir) El mikseri ile tavuk ve buğdayları karıştırıyoruz. Patates püresi kıvamına geldikten sonra altını kapatıp, sıcak olarak servis yapıyoruz.

Afiyet olsun….

*Servis önerisi: Eritilmiş tereyağı ve kırmızı biber sosu ile servis yapabilirsiniz.

Acıbadem Kurabiyesi

İkinci Makaron denemem, Fransızların o meşhur, rengarenk ve yumuşacık Makaron’larından elde edemesemde bizim Acıbadem kurabiyesine daha çok benzeyen kurabiyeler elde ettim, yılmak yok denemeye devam…

Malzemeler:

3 yumurta akı

1/2 su bardağı tozşeker

3/4 su bardağı çekilmiş badem

1 su bardağı pudra şekeri

3 yemek kaşığı kakao

1 paket vanilya

Hazırlanışı:

Yumurtaların beyazlarını ayırıp, mikserle kabarıp köpük köpük oluncaya kadar (yaklaşık 2-3 dakika) çırpıyoruz. Çırpmaya devam ederken üzerine yavaş yavaş toz şekeri ilave edip karıştırmaya 1-2 dakika daha devam ediyoruz. Yumurta ve şeker iyice kabardıktan sonra, başka bir kapta pudra şekeri, çekilmiş badem, kakao ve vanilya’yı karıştırıyoruz. Pudra şekerli karışımı, iyice kabarmış olan yumurtalı karışıma ilave ediyoruz ve spatula yardımı ile katı bir kıvam almaya başlayıncaya kadar yavaşça karıştırıyoruz.  (Çok sıvı olursa çekilmiş badem ekleyebilirsiniz)

Fırın tepsimize yağlı kağıt serip, karışımdan 2 cm.lik toplar halinde döküyoruz. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında yaklaşık 15-20 dk. pişiriyoruz.

Afiyet olsun…

Karnıyarık

Bu tarifin diğer karnıyarık tariflerinden en önemli farkı; patlıcanların kızartılarak değil de közlenerek hazırlanması…Daha hafif, daha kolay hazırlanabilir ve kesinlikle daha sağlıklı!
Malzemeler:
5 adet patlıcan
250 gram kıyma
3 domates
5 biber
1-2 dal maydanoz
Karabiber
1 yemek kaşığı salça
1/2 çay bardağı sıvıyağ
Hazırlanışı:
Bir ocakta patlıcanlar közlenirken diğerinde kıymaları bıraktıkları suyu çekinceye kadar tavada kavuruyoruz. Doğradığımız domatesler, biberleri ve salçayı koyup karıştırıyoruz. İnce kıydığımız maydanozu ve karabiberi ilave edince kıymalı harcımız hazır oluyor. Patlıcanların kabuklarını soyduktan sonra fırın kabına diziyoruz ve üzerlerinde boylamasına açtığımız kesiklerin içine hazırladığımız kıymalı harçtan koyuyoruz. 1 su bardağı sıcak suyu üzerlerinde gezdirip 200 derece fırında 10 dk. pişiriyoruz.
Afiyet olsun!

Hünkar Beğendi

İçine patlıcanın girdiği her tarif güzeldirr…

Malzemeler:

4 adet top/kemer patlıcan

1 kilo parça et

Karabiber-Tuz-Kekik

1 adet yemeklik soğan

1 kaşık un (başemel sos)

1 kaşık tereyağı (başemel sos)

1.5 su bardağı süt (başemel sos)

Rende kaşar (başemel sos)

Hazırlanışı:

1 adet yemeklik soğanı küp küp doğrayıp zeytinyağında kavuruyoruz. Kavurduğumuz soğanların içine 1 kilo eti ekleyip, suyunu salıp tekrar çekene kadar pişiriyoruz. Arzu ettiğiniz baharatları ve tuzunu ekleyip lokum kıvamına gelene kadar pişiriyoruz (Yemeği pişirmek için zamanınız kısıtlı ise düdüklü tencerede pişirmeyi deneyebilirsiniz).

Patlıcanları ister fırında ister ocağın üstünde ateşte közlüyoruz (ocağın üstünde közlerseniz ateşin kokusunu duyabilirsiniz). Patlıcanları soyup ufak ufak doğruyoruz. Başemel sos için, un ve tereyağını bir tavada kavuruyoruz, içine süt, rende kaşar ve tuzunu ekleyip iyice karıştırıyoruz.

Patlıcan ve başemel sosu karıştırıp, blenderdan (pürüzsüz olması için) geçiriyoruz.

Servis tabağının kenarına patlıcan, ortasınada etimizi koyarak sıcak olarak servis yapıyoruz.

 

Afiyet olsun!!

 

Güllaç

15. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı’da halk mısır nişastasından yufka açıp stoklar ve havayla temas halinde olduğu için kuruyan bu yufkaları süt ve şekerle ıslatıp yerdi. Zamanla içine gülsuyunun da eklenmesiyle ortaya “güllü aş” ismi verilen tatlı çıktı ve ismi “güllaç” oldu. Arif Bilgin’in Osmanlı Saray Mutfağı kitabındaki bilgilere göre, güllaç ilk kez saraya 1489 yılında alındı.Güllaç yaprakları, suyla karıştırılan mısır nişastası ve unun tavada pişirildikten sonra kurutulmasıyla elde ediliyor. İdeal yaprak ağırlığının 30-35 gram olması gerekiyor. Ağırlık artarsa güllaç lapalaşıyor, azalırsa kırılıyor.Uzmanlar içerdiği protein, B ve E vitaminleri nedeniyle güllacın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, bu vitaminlerin sakinleştirici ve stresi azaltıcı etkileri olduğunu, oruçtan ötürü düşen kan şekerinin normal seviyesine gelmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor.
Kullanıma hazır kuru güllaç yapraklarının iki yılda tüketilmesi gerekiyor. Ancak hava sirkülasyonu olan, fazla güneş ışığı almayan, rutubetsiz ortamda bu yapraklar 10 yıl saklanabiliyor.

 

Malzemeler:

1 paket güllaç

2 lt. süt

3 bardak şeker

Çekilmiş ceviz

Çekilmiş fıstık

Nar

Hazırlanışı:

Süt ve şekeri iyice kaynatıyoruz. Yuvarlak fırın tepsisine 1 yaprak güllaç, 1 kepçe süt-şeker koyarak yarısına kadar geliyoruz. Yarısına gelince çekilmiş cevizleri koyuyoruz. Aynı şekilde güllaçları bitiriyoruz. En üstünü çekilmiş fıstık ve narlar ile süsleyip dolapta soğumaya bırakıyoruz. Soğuk olarak servis yapıyoruz.

 

Afiyet olsun…

 

Sütlaç

 

 

Malzemeler:

1 küçük su bardağı pirinç

2 bardak su

1 kg süt

1 paket vanilya

3 yemek kaşığı nişasta

1 su bardağı toz şeker

 

Hazırlanışı:

1 küçük su bardağı pirinci 2 barda suyla haşlıyoruz. Pirinçler iyice yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.Pirinçler yumuşayınca 1 kg. süt ilave ediyoruz. Kaynayınca 1 paket vanilyayı ve 3 yemek kaşığı nişastayı ayrı bir bardakta sulandırıp yavaş yavaş kaynayan süte ekliyoruz. 1 kaşık toz şeker ilave edip karıştırmaya devam ediyoruz. Bir kaç dakika daha kaynatıp ocağın altını kapatıyoruz. Daha sonra sütlacı fırında ızgara bölünümü çalıştırıp sütlacı sunmak istediğimiz kaplarda üstü kızarıncaya kadar pişiriyoruz.

 

Afiyet Olsun!

Şekerpare

Gidiş hazırlıkları, son görüşmeler, önceden planlanan fakat son dakikaya kalan ziyaretler.. Selvet abla, tarif ve güzel kahvaltı davetin için teşekkürler.. 🙂

Malzemeler:

Yarım paket tereyağı (125 gr.)

3 fincan pudra şekeri

3 fincan irmik

2 yumurta

Aldığı kadar un

3 su bardağı şeker (şerbet)

4 su bardağı su (şerbet)

Hazırlanışı:

Bütün malzemeleri derin bir karıştırma kabında karıştırıyoruz. Şekil verip fırın tepsisine diziyoruz. Önceden ısıtılmış fırında üstleri hafif kızarana kadar pişirirken şerbeti için su ve şekeri derin bir tencerede şurup kıvamına gelene kadar kaynatıyoruz. Fırından çıkan şekerparelerin üzerine şerbetlerini döküp soğuk olarak servis yapıyoruz.

 

Afiyet olsun..